Mısrâyim
Ece Ayhan
Kaçtığı bilinmeyen bir ülkesinde cinler padişahının, bir yeniyetme.
Değiştirmiştir adını, saçlarını kazıtmıştır.
Soğuk bir tabanca yastığının altında, uyuyabilir ancak.
Bir yelek giymiştir dimi; kuşbilime çalışır,
omuzunda simrug kuşu, eskiden ötermiş.
Bir tehlikeye yaslanmıştır; uçurtma uçurur, yüzlüğü düşmüş.
Yakalanır ming izleyicilere, bileği incecik.
Bir kılıçla keserler kirpiklerini uzun.
Kırarlar eklemlerini, pantolonunu sıyırıp gümüş bir şamdana oturturlar,
ziftle boğarlar teknede, damgalarlar.
Uçsuz bucaksız kucağındadır barbar anasının, bir yeniyetme.
Büyük bir alınla karşılar ölümü de, alkışlayarak karşılar;
unutbeni mavisinden bir yelkenliye binmiştir.
Hamsin yelleri eser Mısrâyim'den, kırk gün.
Saçlarını uzatmıştır, yalnızlığı sever.
Ece Ayhan
|
Puan: 5 / 4 Oy
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Hata Bildir
Bu şiire link vermek isterseniz aşağıdaki linki kullanabilirsiniz
Bu şiire bir forumdan link vermek isterseniz aşağıdaki linki kullanabilirsiniz
şiir
isim, edebiyat Arapça şiir
1 . Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebî anlatım
biçimi, manzume, nazım:
"Halk şiirinden, divan şiirinden değil, şiir mefhumundan, sadece şiirden bahsedeceğim."- N. Ataç.
2 . mecaz Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey:
"Burada herkes kendi gönlünden olduğu kadar bu tabiatın içinden gelen bir şiiri dinler."- A. Ş. Hisar.
şair
isim (şa:ir) Arapça şair
1 . "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir şairim."- T. Fikret.
2 . sıfat, mecaz Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu (kimse):
"Şair ruhlu bir adam."- .