İstanbul
İbrahim Abdülkadir Meriçboyu
Orda, adamı düşündüren
denizler vardır
- ışıltılı ve berrak -,
şurda gemiler durmuş,
kimbilir,
zincirleri ne ağırdır.
Sarayburnu,
Kızkulesi,
Haydarpaşa...
Bak işte Köprü,
Böyle ayak altında bütün gün.
İşte yollar gıcır gıcır,
İşte Sultanahmet Meydanı şu gördüğün
Nihayet, ilerde deniz,
Mis gibi balık kokar.
Daha sonra Adalar
Ve hep çam ağaçları.
Oranın mehtabı tatlı olurmuş,
Öyle derler,
Rüyadaymış gibi yaşar insan.
Galiba böyle görülür İstanbul
Bir kartpostal önünde durup
İştahla bakarsan.
İbrahim Abdülkadir Meriçboyu
|
Puan: 3.4 / 5 Oy
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Hata Bildir
Bu şiire link vermek isterseniz aşağıdaki linki kullanabilirsiniz
Bu şiire bir forumdan link vermek isterseniz aşağıdaki linki kullanabilirsiniz
şiir
isim, edebiyat Arapça şiir
1 . Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebî anlatım
biçimi, manzume, nazım:
"Halk şiirinden, divan şiirinden değil, şiir mefhumundan, sadece şiirden bahsedeceğim."- N. Ataç.
2 . mecaz Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey:
"Burada herkes kendi gönlünden olduğu kadar bu tabiatın içinden gelen bir şiiri dinler."- A. Ş. Hisar.
şair
isim (şa:ir) Arapça şair
1 . "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir şairim."- T. Fikret.
2 . sıfat, mecaz Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu (kimse):
"Şair ruhlu bir adam."- .